Son elli-altmış yıllık süre zarfında "analiz" denen düşünce etkinliğinin koşullarının tamamen değişimine, analitik müdahalenin altüst oluşuna ve işler bir analizin nasıl olacağına dair yeni fikirlerin doğuşuna tanıklık ettik. Fakat bu tanıklık daha baştan günün meseleleri, akademik balonlar (postmodernizm tartışma ile çalışmaları gibi), gerekli, anlaşılabilir ama bazen de saf kötülükten kaynaklanan yanlış anlamalarla gölgelenmişti. Dünden hiçbir ayrıcalığı olmayan bugün bu tanıklığın mânâsı ve değişenin ne olduğuna dair bir fikir alıştırması yapmak yerinde olabilir. 30'lardan itibaren dünya tarihine damga vuran psikanaliz ile Marksizmin ortodoks/okullu varyantlarına bir bakış atarak kopulan şeyin ne olduğunu tespit edebiliriz. Burada aradığımız şeyin psikanaliz ya da Marksizmin ne olmuş olduğuna bir cevap değil, fakat ikisinin ayrıcalıklı bir şekilde paylaştığı ve belki de ona derin teorik çerçevesini yapısalcılığın kazandıracağı bir mantığı keşfetmek. Bu mantığa , a...